Tebeşir hiç bitmiyor ben yazdıkça. Kalpler çiziyorum. Birileri geliyor nefesimden içeri. Savaşlar çiziyorum, ayaklarım acıyor. Gökyüzü çiziyorum olan ışıktan fazlasını getirmiyor. Oda aynı oda, duvar yine kifayetsiz. Eller çoğalıyor. Gün geçtikçe, sığamıyorum kendime. Kapılar çiziyorum. Kilitler beliriyor. Yollar çiziyorum koşmak için, işgal edilmiş mayın döşenmiş duruyorlar önümde. Özgürlüğü çiziyorum, bir deniz, her tarafı kıyı olmuş. Kumları öyle sıcak, ayağımı yakıyor. Avucuma doldurup kumları yiyorum. Dişlerim kırılıyor. Yenileri çıkıyor eskilerin yerine. Daha güçlü, daha sağlam. Kıyılarıma oturmuş kuşların kanatlarını koparıyorum. Yüzüme yapıştırıyorum. Ben büyüdükçe duvar küçülüyor, velhasıl arkası halen sessiz.
Farkıma varıyorum. Duvar öylesine. Hızlı ve sert bir darbe yere serecek eminim. Vurduğum gibi ellerim kanıyor. Tüfekler tutuşturuluyor ellerime. Verdiğim kandan, kan almaya gidiyorum. Dönüşüm kırmızı. Yüzü örtülmüş bir surat. Omzumdaki ellerden birine tekabül ediyor. Sormadan içine giriyorum. Banklar çiziyorum duvarıma. Yaz havası. Yorulmuş ve halsiz beğeniyor beni hayat. Elimde ekmek. Parça parça dağıtıyorum emekleri, yorgunluğum bütün bütün bende kalıyor. Balonlar çiziyorum. İki suratsız küçük el. Onlara veriyorum. Yükselip gidiyorlar mavi ve pembe balonların iplerinin ucunda. Bir ismim varmış, dudaklarından düşüyor. Henüz duymadım.
Bir ağaç çiziyorum. Duvar daha küçük, ben daha büyük. Ağaç tam ortamızda. Arkası sessiz duvar, yükselip görmek istiyorum. Bankın yanına çömeliyor ağaç. Dallarında bir kadın. Diğerlerinden farklı, ellerinde merdiven. Portakalları evcilleştiriyor. Yanında bir duvar. Beni çiziyor. Kalabalığa karıştırı
deli sitemiz [link]'dan Bekleriz...







--
kiss the sun and hug the holy moon ..
Previous Page12Next Page